a smile at the edge of the night

Tuesday, January 23, 2007

Yürüyünüz sevgili Tyra DeSalvo, kim tutar sizi demek isterim; diyemem, demem, dedirtmezler..

Demek dedirtmezler, öyle mi? Peki her şeyi neden bu kadar kargacık burgacık bir hale getiririsiniz diye sormazlar mı adama?

Şahsınız gayet kargacık burgacık zaten sevgili Tyra DeSalvo! Bir çözüm bulmanız gerek acilen, yoksa...

Yoksa? Ne? N'olabilir ki? Benden ayrılıp farklı bünyelere karışma hayalindesiniz sanırım hala! Kendinize geliniz lütfen. Defalarca konuştuk, tadı kaçar bu işin korkarım.

Konuşan hep sizdiniz hatırlatırım. Hem hangi taddan bahsedersiniz ayrıca!? Fevkalade suyunu çıkardınız varlığınızın!

...

Pıstınız, hayırdır! Ha-haa zor geldi, evet. Hiç hazetmezsiniz zaten altta kalmaktan. Kabardıkça kabardı egonuz, ne menem bir şeyse artık. Ne sanırsınız kendinizi anlamam! Hepi topu bir alt benlik, oturunuz oturduğunuz yerde.

Devam edin lütfen. Monoloğunuzun nereye varacağını çok merak ediyorum!

Köşeye sıkıştığınızı farkettiniz sonunda. Bırakın inadı rica ederim. İç ses olarak gayet başarılıyken neden bu üstünlük kurma çabası!? Sizinle mutlu değil, ne kadar zor olabilir ki bunu kabullenmek!?

Bu nasıl bir cesaret! Nasıl oluyorda bu kadar önemli bir konuda O'nun yerine karar verebileceğinizi düşünüyorsunuz!? Çok yazık..

O? Komik olmayın. Ben demek istediniz herhalde. Hadi gidin artık, keyfimi kaçırdınız yeterince. Bu konuda bir daha tartışmak istemiyorum sizinle. Görevinizi tamamen sonlandırmadan gidin dedim!!

..ve iç ses yavaş ama sert adımlarla yerine dönerken gelecek sefer alacağı intikamı planlamaya başlamıştır bile. Çok sinirlidir. Gözlerinden akan yaşları hiddetle silerken kapıyı çarparak oturur yere. İçerideki soğuğa aldırmadan düşünür dakikalarca. Kafasını kaldırdığında O'nun hala aynı noktaya takılı kaldığını görür ve daha da büyür öfkesi. "Tadını çıkar", der "Aramızdaki farkı çok yakında göstereceğim sana, tadını çıkar". Aynı anda O'nun içini beklenmedik bir ürperti sarar. Bu kez sert geçen konuşmanın ardından fazlasıyla yorulmuştur zaten. Odanın soğuduğunu zanneder, endişeyle kalkıp pencereyi kapatır. Yerine döndüğünde sigarasından son bir nefes çekip söndürür. Gözlerini kapatıp arkasına yaslanır ama huzurlu değildir. Neden sonra ellerini yüzüne götürdüğünde yanağındaki ıslaklığı farkeder ve içindeki ürperti katlanılmaz bir hale gelir. Yüzü de acımaktadır göz altlarından çenesine kadar. Kültablasında hala yanan sigaraya aldırış etmeden bir tane daha yakar, elleri titremektedir. Odanın ne kadar sessiz olduğunu farketmemiştir henüz. Aslında yalnız olduğunu zannederek yatağına giderken iç sesi çoktan rüyalara dalmıştır. Yüzündeki gülümseme ise odanın en uzak ucundan görülebilecek kadar belirgindir..

1 bows:

wykka said...

deliciously fluent.
unbelievably readable.
yes it is.

(K)