Üşüyorum A.M.K.

Thursday, March 01, 2012

son birkaç günde anladım ki;


-4.5 saat oradan oraya koşturup tek bir işi bile halledememek,
-20 dakikalık bir Amerikan dizisine (bkz. Parks and Recreation) hallenmek,
-bu saatten sonra kariyer nasıl değişir ki sorusuna aynı netlikte cevap verebilmek,
-4 yıldır oturduğun evde oturmuyor görünebilmek,
-üstteki maddeye bağlı olarak zaman zaman görünmez olabildiğine inanmak,
-Madonna'yı sahne önünden izleyebilmek, ve kardan ciddi miktarlarda bıkmak mümkünmüş.

gerisi de vardı ama unuttum, zira içlerim üşüyor, içlerim.

Dana [International]

Thursday, February 16, 2012

"Verdiğin her kilonun değerini anlamak için 1 (bir) kilo kıyma düşün", dedi. İrkildim, zira toplamda 12 (oniki) kilo vermiştim. Diğer bir deyişle 12 kilo kıyma.

250 (ikiyüzelli) gr. kıymadan toraman 8 (sekiz) köfte çıkarıyorum. Yani 1 kilo kıymadan 32 (otuziki) toraman köfte çıkarabilirim. Verdiğim 12 kiloya eşdeğer 384 (üçyüzseksendört) toraman köfte eder bu da.

Şimdi daha da irkildim.

Dana gibi yiyorum derken hiç abartmadığımı farkediyorum an itibariyle, hatta kendimi azımsadığımı. Bu bağlamda, köfte yaparken dana kıymayı tercih ediyor olmam tesadüf değil sanırım. Benden çıkması potansiyel köfteyle kaç fakirin doyabileceğini düşündükçe üzülmüyor da değilim ve fakat her şeye rağmen (yaşasın yemek yemek) şişman değilim.

My Sweet Sweet 30!

Friday, December 30, 2011

Benim Tatlı Otuz'um Crazy in Love Vinil D-günü Pastası

Sayısını unuttuğum yıl kadardır 30 olacağım günü bekliyordum, oldum. Oğlak erkekleri için 30 yaşın süpersonik bumbastik önemli olduğuna dair bir şeyler okumuştum zamanında. İnanmak istedim, inandım. Bir de her yıl Aralık'ın 29. gününde dünyadaki tek Oğlak erkeği olduğumu düşünürüm. Bu yıl daha da delirdim, zira 30; ağız dolusu, çok seksi!

Fotoğrafta görülen de, kepşından da anlaşılacağı üzere, 30. d-günü pastam. Dünyanın en süpersonik bumbastik sevgilisine sahip olduğum için böyle güzel sürprizler olabiliyor her daim. Sevgili pastacı kimselerinin vinil konseptini tam olarak kavrayamamış olmalarından (bkz. vinil üzerindeki track aralıkları çok sık ve çok dikey) sevgili son derece rahatsız olsa da, ben (pastanın) kendisiyle çılgınlar gibi yiyiştim.

30 yaşın ilk kıssadan hisseleri ise şöyle;

1. Tam da daha fazla mikemmel Adidas Orginals sahibi olamam derken, bir tane daha yeni şahane gelir ve aklını başından alır.

2. Crazy in Love, evet.

Pritt K.

Tuesday, December 06, 2011

Hazırladığım özgün materyaller, henüz hazırlamadıklarımla bir olup topunuzun nikahını kıyar. Ayrıca "burada ismini zikretmek istemediğim" bir yarışma sayesinde Hadise'ye bir miktar sempati duymaya başlamış olabilirim, olabilirim ve hatta "70 milyonun" izlediği işbu blogda, Aşk Kaç Beden Giyer isimli şarkıya hafif tempo tutarak eşlik ettiğimin itirafında da bulunabilirim. "Şaka! Lan! Şaka!" ben aslında sadece Yılmaz Özdil okurum. O kadar duyarlı ve sosyal sorumlu bir insanım. Londra'ya gidince de London Eye fonunda fotoğraf çektirmeyeceğim. Yerse.

Alnımızda Bilgilerden Bir Çelenk

Thursday, November 24, 2011

ünlülerin gittikleri gözlerden uzak rehabilitasyon merkezlerinden birine kapatılasım vardı böyle okyanusun ortasında sadece suyun görülebildiği, artık yok. olmaması işlerin suyunu -artık- çıkarmadığım anlamına gelmese de, öğretmenliği -hala- ayıla bayıla yapmıyor olsam da güzele meyilli bir gün oldu bugün; kıtır tavuk kadar kıtır ve süprizli öğrencilerimin tuvalete gitme bahanesiyle sınıftan çıkıp getirdikleri tiramisular kadar yumuşak. falan. tiramisu sevmem bu arada. hem de hiç. bu bağlamda, öğretmenlik tiramisu gibidir; ayarını tuttur tutturabilirsen. öğrenciler de tekrarcandır, keratadır. kızsam da böyle arada bi'takım şeyleri kendilerine ve bana daha çekilebilir hale getiriyorlar ya, işte öyle zamanlarda sıkıştırıp cimciresim geliyor hepsini. ama yapmıyorum.

o zaman; tüm eğitim neferlerinin öğretmenler gününü en sempatik dileklerimle kutlar, şuurlu öğrenciler dilerim. öpük.

+24

Thursday, October 20, 2011

terhisine şu kadar gün kalımıştılarla şu kadar gün önce nişanlanmıştıları ve bu kadar çocuğu yetim kaldıları damardan verince, sıcak takiplerin ve bomba yağmuruyla darma duman edilen mağaraların tırışkalığını hala saklayabilen medyanın ve sağda solda keklik gibi avlanan askerler yüzünden yurtdışı seyahatlerini her seferinde yarıda kesip yurda dönmek zorunda kalan büyüklerin gözlerinden öpüyorum.

vatan değil dostlar sağolsun!

Şifalı Şiir

Thursday, September 29, 2011

beynim sümük
gözlerim uyku
yüreğimse sevgi dolu
ne duruyorum
helva yapsam ya!